Skip links
çay tarlasında çalışanlar

Türklerde Çay Kültürü

Nasıl bir içecektir ki var olan bir kahve kültürünü bir anda alt üst edip kendini lider yapmıştır. Sorgusuz-sualsiz, gerekli -gereksiz, içilsin-içilmesin sürekli ocaklarda kaynayan bir aşk olmuştur. Tiryakileri vardır bu sevgilinin asla vazgeçmezler bu sevdadan. Toplumuzda inanılmaz bir yeri vardır çayın. Bazı insanlara denk gelirsiniz söyle derler; çay içmezsem başım ağrır, hiç anlam veremem nasıl bir bağımlılık. Bazıları vardır günde 40 bardak çay içmedentepside çay bardakları yapamam der. Bir de meşhur laflar vardır; hararet yaptım – tavşan kanı – imamın abdest suyu gibi. Nereye gidilirse gidilsin ilk misafire sunulan içecektir çay. Dolapta her çeşit içecek dahi olsa kültürdür mutlaka çay sorulur. Her evde sabah, öğlen, akşam, gece çay demlenir. Semaverler yakılır kimse usanmaz çayla uğraşmaktan. Çay demle emri verilmesi kişi için gurur meselesidir ve onurlandırır demleyeni. Kahvaltılar asla yapılmaz çaysız. Kahvehane deriz ama hep çay satılır. Bir de o kırmızılı beyaz tabaklar yok mu sembol gibidir. Yemekten sonra tek ilaçtır ruha bedene içmeden rahat verdirmez. Milli kahvaltıdır çay simit. Yazdıklarımı değerlendirdiğinizde nasıl bir şey bu çay diye düşünüyor insan. Bence sudan daha çok tüketilen bir içecektir.Çayın tarihine bakacak olursak Çay hakkındaki en çok geçmiş kaynak Çin’dedir.

çay tarlasında çalışanlarAdamlar işi o kadar abartmışlar ki çaya inananlar bile mevcut. Çinliler çayla felsefeyi birleştirmişler. Acaba çay diye başka bir şey mi içiyorlar bu kafayı yaşıyorlar? Çay Çin’den Orta Asya, oradan da sömürgecilik faaliyetleri ile Avrupa’ya yayılmıştır. Osmanlının çayla tanışması biraz geç olmuştur. Osmanlı Devleti kahveyi dünyaya yayılmasının ayağı olan bir ülkeydi. İnanılmaz bir kahve tüketimi mevcuttu. Osmanlı devletinin kahve ithalatı ikinci dünya savaşı yüzünde durmuştur. Bu yüzden halk çay kültürüne yönelmiştir. Osmanlı devletinin Japonya ve Çin’den getirdiği çay fideleri Trakya ve Marmara’da dikilerek denemeler yapılmış fakat başarı elde edilememiştir. 1880 yıllarında devletin iyice çay işlerine önem vermesi ve tarım alanı arama faaliyetleri sonucunda Karadeniz’de yapılan dikimler sonuç vermiş ve Osmanlı çay yetiştiriciliğine başlamıştır. Zamanla kahvenin unutulmasına sebep olan bu içecek şuan Türk toplumunda en çok tüketilen sıvıdır. Yapılan araştırmalarda çay tüketiminde lider sıralardayız. Türk devletinin yurt dışından çay girişine izin vermemesi Karadeniz halkının çaydan iyi gelir etmesine ve bu iş üzerine yoğunlaşmasına sebebiyet vermiştir. Ama farklı lezzet denemeleri ve farklı türlerin dikilmesinin önlemiştir. Çay tüketirken bizlerin bazı önemli şartları vardır. Çay mutlaka taze olacak ince belli yada ajda bardak olacak. Ajda bardak olayını merak etmissinizdir. Normalde üretilen bardağın model ismi AİDA diye yazılır fakat bizim toplumumuz ajda diye okuduğu için nesilden nesile öyle aktarılıyor. Tavşan kanı rivayeti ise çay ülkemizde boldur ve tavşandaki kanın bolluğuna benzetirlermiş. Başka bir rivayet ise çay içenin tavşan gibi sessiz sakin mahsun olması için söylenirmiş. Dünyadaki her ülkede çay ortak bir değer olmuştur. Bu ortak değerin içiliş şekli ve materyeli değişkenlik gösterir. Dünyada çay bardağı olayı en çok Türk toplumundadır. Başka ülkeler ağırlıklı porselen kullanır. Çayı bir tek Türk’ler uzun süre demlerler. Bir çok ülke çayı sütle içer biz ise mutlaka tavşan kanı buruk ve güçlü bir çay severiz. Kıvamında yapılmamış çaylar bizde imamın abdest suyudur. Şöyle bir hayatımızı düşünelim çay hayatımızın içinde nede çok yer almış haberimiz yok.

 

Bu web sitesi, web deneyiminizi iyileştirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır.