Kavrulmuş kahvenin, taş, döküm, ağaç gibi çeşitli malzemelerden yapılmış çukur formda dibek adı verilen ekipman içinde dövülerek toz hale getirilmesine dibek kahvesi denilmektedir. Dibek kullanımı M.Ö 5000 yıllına kadar gitmektedir. İnsanlığın buğday tüketmeye başlaması ile dibek kullanımı ortaya çıkmıştır. Kahvenin Osmanlı topraklarına ulaşması ile buğday öğütmek için kullanılan bu dibekler kahve içinde kullanılmaya başlamıştır. Osmanlıda kahvenin kavrulduğu ve dibeklerde dövülüp satıldığı yere tahmishane denirdi. Tahmishanelerde halkın ihtiyacını karşılamak için kahve dibeklerde dövülür eleklerden geçirilip satışı yapılırdı. Bunun dışında halkın kendi evlerinde kullandıkları büyüklüğü çeşitlilik gösteren dibeklerde mevcuttu. Osmanlı halkı kahveyi çiğ olarak satınalır özel tavalarda kavurur, özel ahşap ve porselen ekipmanda soğutur, dibeklerde döğer ve taze taze pişirirdi. Kalan kahveyide hava almayacak bir kapta muhafaza ederlerdi.  Bu arada Osmanlı Halkı uzun süre dibeklerde  Yemen kahvesini döğerek tüketmiştir. Halk kahvesini dögerken tercihe göre içerisine misk, amber, sarısabır, kakule, karanfil vb. gıdaların katmak suretiyle zenginleştirildiğide olurmuş. Ama genel olarak sade acı kahve içmeyi tercih ederlerdi. Dibekte kahve dövmek insan gücüne dayalı uzun ve yorucu bir iştir.  Zaman içinde dibeklerin yerini el gücü ile çalışan ahşap, prinç, bakır kahve öğütücüleri almıştır. Günümüzde taş bıçaklı ve çelik bıçaklı elektrikli değirmenler ile kahveler öğütülmektedir. El değirmenleri ve mekanik değirmenler üretilene kadar bütün kahveler dibek kahvesiydi çünkü dibeklerde ögütülüyordu. Peki dibek kahvesinin, değirmen kahvelerinden farkı nedir. Taş ve çelik bıçaklı makinelerde öğütülen kahve ısınır, bu ısı ne kadar artar ise kahve özelliklerini yitirmeye başlar. Dibekte dövülen kahve ise ısınma oluşmaz. Bundan dolayı kahve bileşenlerinde ısı kaynaklı kayıp olmayacaktır. Tabi ki öğütme kadar önemli bir diğer konu ise kahvenizin kaliteli ve taze olmasıdır. Kalitesiz, taze olmayan ve hatta yanlış kavrulmuş bir kahve tüketmek damağınızı kirletecektir. Peki dibek kahvesi hangi ülke kahvesi ile yapılır diye düşünüyorsanız; kahve yetişen tüm ülkelerden gelen kahveler ile dibek kahvesi yapabilirsiniz. Doğru kavurma ile her kahveden farklı lezzetleri alacaksınız.  Akıllarda oluşan başka bir soru ise dibek kahvesi nasıl kavrulmalıdır. Dibek kahvesinin standart bir kavurma profili yoktur. Kahve çkirdeklerinin kavurma profili kimliklerine göre belirlenir. Kahve çekirdeği üretildiği ülkenin iklim şartlarına, üretim prosesine, çekirdeğin türüne ve  genetik yapısına göre kavrulma profili farklılık gösterir. Şimdi 2 farklı kahveden örnek verelim. Ve bu iki kahveden dibek kahvesi yapacağız.  Her iki kahveninde kavurma derecesini Full city olarak değerlendirelim. Birinci kahvemiz Rio Minas diye zikredilen 19 elek Brezilya kahvesi olsun, bu kahvenin fincanda sizlere sunacağı aromalar iyot, mineral, toprak, odunsu, rutubet, nem vb. insana hiçde keyif vermeyen lezzetler olacaktır. Zayıf asidite ve düşük gövdeli yapısı ile dil ve damakta negatif hisler uyandıracaktır. İkinci kahvemiz Etiyopyanın yirgacheffe bölgesinden grade 1 çekirdekleri ile yapılmış dibek kahvesi, bu kahvenin fincan aromaları portakal çiçeği, yasemin, mandalina, greyfurt gibi pozitif hisler uyandıracaktır. Ayrıca güçlü asidite, orta gövdeli yapısı ile dili ve damakta olağanüstü bir kahve hissi verecektir. Sizlere tavsiyem tek bir ülke kahvesine bağlı kalmayınız, farklı ülkelerin kahvelerini deneyerek ve size uygun lezzeti bulmanızdır. Farklı lezzetleri ögrenmek kahve seven bir insanın kendisine yapacağı en büyük iyilik olacaktır.  Kahvenin kalitesi, tazeliği, geçmişi, üretim prosesi, doğru kavrulması lezzete etki eden en önemli konulardır.  Kahve hakkında yeni videolardan haberdar olmak için abone olmayı unutmayınız.  Kahve hakkında merak ettiğiniz soruları yorumlara yazabilirsiniz sizler için cevaplayabilirim. Kahveniz taze ve kaliteli olsun. Herkese afiyet olsun.