Kahve çekirdeğinin ilk bulunduğu yer Habeşistan’ın Kaffa bölgesidir. Kaldi ismindeki çoban bir gün keçilerinin kırmızı bir yemiş ağacından beslendiklerini görür ve yanlarına gider. Keçilerindeki anormal davranışları görür keçilerin bazıları çok hızlı koşmakta, bazıları da zıplamaktadır.
Kaldi kendiside bu yemişlerden yer, gece uyuyamaz ve kendini çok enerjik hisseder. Bu durumdan köy halkına bahseder böylece Kahvenin serüveni başlamış olur. Kahve çekirdeği ilk ezilip ekmek yapılarak tüketilmiştir. Habeşistan’ı ziyarete giden Yemenli Sufi tarikatı kahveyi keşfetmiş ve Arap yarımadasına yayılmasını sağlamıştır. 1517 yılında Yemen valisi Özdemir Paşa İstanbul ziyaretinde Padişah’a hediye olarak kahve getirmiştir. Saray’da çok beğenilen kahve için odalar kurulmuş ve kahvecibaşılar görevlendirilmiştir.
İstanbul’da Tahtakale’de Tahmis sokakta kahvehaneler açılmaya başlamıştır. Kahveyi ilk kavurup ve öğütüp müşterilerine sunan dükkan modelini Kuru Kahveci Mehmet Efendi yapmıştır. 1617 yılında İstanbul’a gelen Venedikli Tacirler kahveyi yanlarında götürerek Avrupa’ya yaymışlardır. Dünyada Kahve satış ve kahve cihazları hakkında en büyük buluşları yapan ülke İtalya olmuştur.






