
Türk Kahvesi Nedir? Günümüz hala severek bolca tükettiğimiz, 500 yıllık bir kültürden bahsedeceğim sizlere. Her şeyden önce Türk kahvesi dememizin nedenine açıklık getirelim. Türkiye kahve yetiştirmeye uygun bir iklime sahip değildir. Türkiye’de kahve yetiştirdiğimizden ötürü değil, bu kahveyi pişirme yönteminden dolayı Türk kahvesi denilmektedir. Oğlak ve yengeç dönenceleri arasında kalan tropikal iklime sahip ülkelerde yetişen kahve çekirdeklerini ülkemizi ithal ediyoruz. Ülkemizde yeşil kahve çekirdeklerini Türk damak lezzetine göre kavurup, uygun formda öğütüp, cezve veya Türk kahvesi hazırlamak için üretilmiş makineler ile pişiriyoruz. Pişen kahvemizi ince duvarlı küçük fincanlar servis ediyoruz. Türk kahvesi uzun kültürel tarihi ve çok özel sunumu ile diğer kahvelerden ayrılmıştır. Türk kahvesinin diğer kahvelerden ayıran başka özelliklere baktığımızda un pudra gibi çok ince öğütülmesi, dibe çöken telvesi ile birlikte tüketilmesi, yanında su ve lokum ikram edilmesidir. Türk kahvesini sadece içecek olarak değerlendirmemek gerekir. Başka hiçbir ülkede olmayan; kız isteme törenlerinin vazgeçilmezi, Türk kahvesi ile fal baktırmak, hastalanan kişilere Türk kahvesi yedirilmesi vb. gibi konuların ana kahramanı olmuştur. Kahvenin Osmanlı topraklarına ilk girişinden günümüze kadar hazırlığında kullanılan ekipmanlar zaman içinde değişikliğe uğramıştır. Kahve Osmanlı topraklarına ilk ulaştığı zamanlarda Yemendeki sufi tarikatlar gibi bir kazan ve bakraç içinde kaynatılarak hazırlanmış, sonrasında ölçüleri değişiklik gösteren bakır, tombak, pirinç ibriklerde kaynatılarak, hazırlanmıştır. 17 yy. ortalarından itibaren günümüzde hala kullandığımız bakır, tombak cezveler ile hazırlanmıştır. Kahvenin İstanbul a ulaşması Yemen topraklarının Osmanlı hakimiyetine girmesi ile başlamıştır. . Kahve Yemen’den başlayarak Mekke, Mısır limanlarına uğradıktan sonra İstanbul ve diğer Osmanlı imanlarımıza sevk olurmuş. Türk kahvesi yapımında kullanılan ilk çekirdek kahveler Yemen e aittir. Ayrıca Gelibolulu Mustafa Ali ye göre 1551 – Peçevi İbrahim Efendiye göre 1554 yılında Suriyeli iki kişi tarafından İstanbul’da açılan ilk kahveler sayesinde halk kahveyi ve kahve hazırlamayı daha fazla tanıma şansı elde ettiler. Ticaret ve savaşlar ile Osmanlı Devleti kahveyi Avrupa’ya tanıtmıştır. 1833 yılından sonra Osmanlının Mısır üzerinde hakimiyetini kaybetmesi ile düşman kuvvetler Yemenden Osmanlıya kahve sevk edilmesi engellenmiştir. Yaklaşık 300 yıl Dünyanın en büyük kahve imparatorluğu olan Osmanlı Devleti kahve temin edemez hale gelir. Kısa sürede Yemen kahvesi karaborsaya düşmüştür. Halkın kahve talebine cevap veremeyen kahve satıcıları kahve içine fındık kabuğu, ceviz kabuğu, nohut arpa gibi birçok farklı madde karıştırmak sureti ile halka kahve satmaya başlamıştır. Tüm kontrollere rağmen bu durumların önüne geçilememiş ve kahve kıtlığını gidermek için Fransız ve Hollandalıların Brezilya’da yetiştirdiği, Frenk kahvesi olarak tabir edilen kahve alınmıştır. Yazılı kaynakları incelediğimizde Frenk kahvesinin, yemen kahvesine göre çok daha ucuz olmasına rağmen, halkın mecbur kalmadıkça Frenk kahvesi tercih etmediği yazmaktadır. Yemen kahve tarihi hakkında, detaylı videomu izleyebilirsiniz. Türk kahvesi hakkında tüketicilere yanlış aktarılan bir konu hakkında bilgi vermek isterim. Kahvem %100 arabica diyerek, bunu bir kalite göstergesi gibi sunmaktalar. Arabica demek bir kahvenin kaliteli olduğu kahve anlamına gelmez, Neden diyecek olursanız Arabica türüne ait çok lezzetli, çok kaliteli çeşitler mevcut olduğu gibi Arabica türüne ait çok lezzetsiz ve kalitesiz çeşitlerde mevcuttur. Türk kahvesini Dünya’da layık olduğu seviyeye ulaşması için anlatmaya devam edeceğim. Türk kahvesi hakkında yeni videolar için takipte kalınız. Merak ettiğiniz tüm soruları yorumlara yazabilirsiniz sizler için cevaplayabilirim.Afiyet olsun.



